Diş sıkma ve gıcırdatma genel olarak toplumda yaygın olarak görülen bir olgudur. Genel olarak çocuklarda %14-20, 18- 29 yaş arası genç yetişkinlerde %13, yetişkinlerde %9, 60 ve üstü yaş grubunda ise %3 civarında görüldüğü rapor edilmiştir. Diğer çalışmalarda toplumda %15 ila %34 arasında görüldüğünü bildiren yayınlar vardır. Yaklaşık olarak toplumun %10’unda hasar verici boyutlara kadar ilerleyebilir. Yaygın bir şekilde hastalarda dönemsel olarak görülebilir. Genel stres seviyesinde artış, psikolojik durumda değişiklikler diş sıkma seviyesini etkilediği görülmektedir. Gençlerde sınav dönemlerinde, stresli ve yoğun çalışan meslek gruplarındaki kişilerde görülme olasılığı daha yükselir.
Çiğneme sisteminin rahatsızlıkların belirtileri ve işaretleri yaygın olsa da temel nedeni belirlemek zordur. Tüm belirtileri karşılayan tek bir nedenden bahsedilemez. Eklemi oluşturan yapılarda göz önüne alındığında çok farklı şekillerde rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.
Eklem rahatsızlıklarının klinik bulgularına ve etkilenen yapılara göre kaslar, eklem ve dişler olmak üzere 3 ana sınıfta incelenebilir. Çiğneme kaslarının etkilendiği hastalar en yaygın tedavi için başvuran hasta grubudur. Eklem rahatsızlıklarında görülen ağrı ve disfonksiyon (fonksiyon kısıtlılığı) hastanın tedavi arayışına sebep olan 2 ana semptomdur.
Literatüre göre kas ve eklem rahatsızlıklarında 5 ana faktör rol oynadığı ortaya konmuştur. Bunlar;
- Okluzyon
- Travma
- Duyusal stres
- Derin ağrı uyarımı
- Parafonksiyonel alışkanlıklar.
Bu faktörlerin etkileri her hastada farklı olmaktadır ve etkin olan faktörlerin tanımlanması tedavinin başarısı için gereklidir.
Gündüz görülen kas aktivitesindeki artış hastanın durumla ilgili bilgilendirilmesi ve eğitilmesiyle kontrol altına alınabilir. Gece oluşan parafonksiyonel aktiviteler duyusal stres seviyesiyle daha ilişkilidir. Hastanın eğitimi, rahatlatılması veya biyolojik geri bildirim mekanizmaları durumun kontrol altına alınması mümkün olmamaktadır.
Okluzal splint terapisi çoğu durumda yardımcı olmaktadır. Bunun yanı sıra destekleyici tedavilerde uygulanabilir. Analjezikler, steroid içermeyen anti-inflamatuar ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar, antidepresanlar doktor kontrolünde hastaya verilebilir. Fizyoterapi, sıcak veya soğuk uygulamaları, ultrason, pasif veya destekli kasların esnetilmesi, TENS, botoks veya lazer uygulamaları da tedaviye dahil edilebilir.

